Eyl 04
Eyl 04
Kelimenin etimolojik olarak Miladdan sonra 5. yüzyıl civarlarında İskandinavya dolaylarından çıkıp gelen ve Roma imparatorluÄŸu’na bir süre kök söktüren (ve böylece kendi sonlarını da hazırlayan) Germenik ırk Goth’lardan geldiÄŸi aÅŸikardır, fakat bu kelime sonraları farklı anlamlar da kazanmıştır. İngiliz medeniyeti politik anlamda rakipleri olan Fransa ve İspanya’ya olan köksel ve ruhsal üstünlüğünü kanıtlamak için “gothic”i kendine sıfat bile yapmıştır. (Tabi İngiliz ırkının ataları kahraman jutelar ya da gete’lerden de ilham alınmış olabilir burda) ama yine de gotik kelimesi tarihte uzun bir süre “barbar”, “yaban”, “sivilize olamamış” anlamlarında olumsuz bir sıfat olarak kullanılmıştır. İlkel ve dar kafalı insanlarla/ülkelerle özdeÅŸleÅŸtirilmiÅŸtir. Özellikle sonraları 18. yüzyılda rasyonalizm ve sanayileÅŸmeyle beraber gotik artık olumsuzdan da çıkıp küçük düşürücü bir sıfat olarak kullanılmıştır. o dönemde kendilerini medeniyetin doruklarında, “biz olduk artık” havalarında gören avrupa toplumları, kendilerini fazla kaptırdıkları bu mantık ve bilim gerçekleriyle gotik edebiyatı (ya da daha genel anlamıyla “romans”ları) yerin yedi kat dibine gömmüştür. Okumanın bir insan ihtiyacından ziyade toplumsal sınıflara göre yazıldığı çizildiÄŸi bu dönemde burjuvazi, tıpkı kendi akıllarının erdiÄŸi tek ÅŸey gibi “yararcılık” kokan romanlara yönelmiÅŸ, romanlar neredeyse “standart edebi eser”ler konumuna gelmiÅŸtir. (Hatta ilk dönem romanlarında protagonist bir hana girerken yazar “ÅŸu han bilmemne ÅŸehrinin bilmem ne sokağında, konaklamak için ideal gidin görün.” gibisinden direk okuyucunun gerçek hayatında iÅŸine yarayacak notlar yazarmış.) Ama bu aşırı gerçekçilik ve “ne görüyorsam o var”cılık bir süre sonra insanoÄŸlunu tatmin edemeyecek düzeye gelmiÅŸtir. Çünkü insanlar maneviyatlarını, hayalgüçlerini ve yaratıcılıklarını daha fazla aç bırakamamıştır. (Bir nevi sentimentalizm ya da agnostizme yönelme isteÄŸi) edebiyat ve genel olarak sanat kendini bu açmazdan kurtaracak yollar ararken romantizm gümbür gümbür gelmiÅŸtir. Endüstriyel ÅŸehir hayatının, bununla beraber doÄŸan toplumsal sınıf ayrılıklarının ve haddinden fazla yararcılığın insan ruhunu bozduÄŸuna, toplumları giderek çürüttüğüne inanan bu edebi akım giderek yayılmış, çoÄŸunluÄŸun genel tavrı haline gelmiÅŸtir. Hayalgücü ve duyguların tekrar yükseÄŸe çıkmaya baÅŸlamasıyla gotik edebiyat da uyarılıp yattığı mezardan çıkmıştır nihayet. En fazla Amerika olmak üzere Avrupa’da bu yazına gereken önem verilmeye baÅŸlanmıştır artık. Bu periyoddan Viktorya dönemine kadar özellikle İngiltere’de çok güzel tadından yenmez eserler çıkmıştır. Sonraları yine ait olduÄŸu gölgeye çekilecekken yirminci yüzyılda yeni bir ivme kazanmıştır gotik. Çernobiller, kirlilik problemleri, dünya savaÅŸları derken tüm dünya toplumlarının kapıldığı karamsarlık havasından kaynaklanıyor olsa gerektir bu. Çünkü gotik bu yaÅŸamı sorguladığı gibi ölümü ve diÄŸer dünyaları da merak eder. Meraktan da öte bundan haz duyar. İnsanın görünen kısmından ziyade sinik ve kaotik yüzlerini irdeler. Bu yüzden yirminci yüzyılda karamsarlığın ve içselliÄŸin sembolu haline gelmiÅŸtir gotik. Sadece edebiyatla kalmamış, sinemaya (malum, tonlarca gotik film), müziÄŸe (gotik rock, gotik metal, endüstriyel gotik vesaire) ve modaya da (taÅŸ gibi gotik hatunlar, kendilerini crow sanan satanist zibidiler) sıçramıştır. Günümüzde “Gotik nedir?” sorusuna insanların önce bir afallaması, “nasıl anlatsam?” demesi de bu yüzden zaten.
* Got Sanatı ya da Barbar Sanatı olarak da anlamı vardır. İtalyanlar Roma İmparatorluğu döneminde dünyanın bir numaralı gücüyken, Alman kabileleri got ve vandalların topraklarını işgali nedeniyle büyük bir öfke duymaktaydılar. Bu yüzden aydınlanma devri yani Rönesans ile yıkılış dönemi arasındaki döneme, buna sebep olanların isimlerini, got ve vandalları koydular. Got Sanatının dışında, güzel şeylerin yıkılıp yakılmasına da vandallık demişlerdir.
* Gothic mimari 12-16. yüzyıllar arasında avrupada kullanılan, sivri kemerler, kaburgalı kubbeler ve ayrıntılı süslemeleri ile hemen tanınan mimaki akıma ve bu tarz mimariye benzeyen diğer mimari akımlara verilen isimdir. Gotik edebiyat özellikle 18. yy sonunda popüler olan, karanlık, grotesk ve doğaüstü olayları işleyen edebi türe zaman zaman verilen isimdir. En belli başlı örnekler için (bkz: frankenstein) (bkz: dracula) (bkz: dr jeykll mr hyde)
Gotik müzik heavy metal ve punk arasında bir tarzdır: “Gotik muzik heavy metal olmakla beraber punk ile iliÅŸkisi oldukça zayıftır. Daha çok orta çaÄŸ ve barok döneme ait klasik müziÄŸin heavy metal’le iç içe geçtiÄŸi estetik yönden kuvvetli bir tarza sahip olup bu yönden punkın tam tersi bir duruÅŸ sergiler.”
Gotik moda ise genelde her nedense özellikle teenage kızların, özellikle de The Crow filmlerinden sonra daha da benimsediÄŸi bir moda. tercihen deri, siyah giysiler giyilir ve ceset gibi, vampir gibi bembeyaz makyaj yapılır, saçlar uzun, çeÅŸitli renklerde, tırnaklar da bir o kadar uzun ve renk renktir. Kollarda boyunda boÅŸ yer kalmayana kadar takılar istenirse takılabilir, vaciptir. Her gothic genç kızın gönlünde pumpkin king jack gibi bir sevgili sahibi olma hayalleri vardır. Gothic komünity üyelerinin milli bayramı helloween, milli içecekleri red wine, baÅŸkentleri gotham city’dir.
“Gotik italyanların rönesansda kuzey ortaçaÄŸ sanatını tanımlamak için kullandıkları kelimedir. Bu, onlar için barbarlık anlamına gelen bir kelimeydi. GotiÄŸe korkunç, ÅŸatafatlı ve grotesk gözüyle bakılırdı. Aslında bir çok durumda öyleydir, ancak bazılarına göre hayatın kendisinin korkunç, ÅŸatafatlı ve groteks olduÄŸu bir dünyada o mükemmeldir. Dualizm ön plandadır, her ÅŸeyin iki yüzü olduÄŸu insanlar beden ve ruh, iyi ve ÅŸeytan oldukları, tozdan yaratıldıkları halde cenneti isteyebildikleri savunulur. Esas olarak onca yıl boyunca çok sayıda insanın üstünde çalışması ve farklı fikirlerin kaynaÅŸması sonucu ortaya çıkan korkunç görünümlü ve ÅŸatafatlı mimari akımın hayranlıkla karşılanıp yaÅŸam tarzı olarak belirlenmesidir. Çok fazla fikirin kaynaÅŸmasıyla oluÅŸan bir tarzı insanlar sadece peÅŸinden gitmek için standartlara sokmuÅŸtur; gotik siyahdır (kötülük ve çirkinliÄŸin temsilcisi ÅŸeytani olan), gotik kandır (siyah üstüne kırmızı yazılı web siteleri, siyah deri giysili kırmızı saçlı kırmızı rujlu genç kızlar), gotik ÅŸatafattır (boÅŸ yer bırakmayan takılar) demiÅŸlerdir
Eyl 04
Goth Metal (Gothic Metal de denir) doom metal, heavy metal ve orjinal gothic tarzının arasındaki geçiÅŸ gibidir. 1990′ların sonunda Avrupa ve A.B.D. topraklarında ortaya çıkan bu tarzı aslında kategorize etmek çok zordur. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler, metalin konsepti hakkında çok katıdırlar; onlar için belli bir tür ve o türlerin alt kolları vardır. Fakat bazı dinleyiciler ve müzisyenler de böyle ayrımlara sonuna kadar karşı çıkarlar. Metal ezgileri barındırmayan türlerden etkilenip, onları metal ile harmanlayan bir türdür gothic metal.
Aslında Gothic metal; Celtic Frost, bir kaç yıl sonra Paradise Lost ve Theatre Of Tragedy gibi, bayan vokal, melodik klavye ve ağır doom riffleri kullanan gruplardan evrimleÅŸmiÅŸtir. Type O Negative, My Dying Bride ve Anathema gibi gruplar da temel olarak insanı ürperten klavye ezgileri ve ağır hüzünlü havasıyla dikkat çeker. Bayan vokalleri ve death metal gırtlağıyla metal tarihinin ilk gothic ÅŸarkısı olarak Paradise Lost’un gothic albümündeki aynı isimli “Gothic” gösterilir. Albüm, The Gathering gibi gruplara hatta Paradise Lost’un kendisine bile ilham kaynağı olmuÅŸtur.
Theatre of Tragedy, Tristania ve Sins Of Thy Beloved gibi Norveçli gruplar, zaten müziğin var olan karanlık ve iç acıtan havasına eşsiz vokaller ekleyerek goth metali bambaşka boyutlara taşıdılar. Ortaçağa ait klasik öğelerin de - Gregorian İlahi koroları, kilise orgları, yan flütler, viyolonlar ve operatik bayan vokaller- eklenmesiyle doom metal riffleriyle bezenmiş olan müzik, kendi sağlam yapısının üzerine bir kat daha çıkarak büyüleyici bir tarza dönüştü. İskandinav Goth Metal olarak bilinen tarz sık sık black metale kaymasıyla birkaç tür dinleyicilerinin dikkatini çekti.
1990′ların sonlarına doÄŸru gelirken ortaya daha yumuÅŸak bir goth metal tarzı çıktı. Bu tarzı benimseyen gruplar da temel olarak kendilerine bayan vokali belirlediler ama doom metal öğelerinden ve erkek death vokallerden uzak durdular. The Gathering, Within Temptation, Lacuna Coil ve Lacrimosa gibi gruplar bu tanıma uyan soft gothic gruplarıdır. Bu gruplardan bazıları aynı zamanda müziÄŸe elektronik sesler veya klasik rock müziÄŸini ekleyerek daha geniÅŸ kitlelere yayılma amacı güttüler.
Genel olarak Gothic Metal’in sözleri de belirli konular üzerine sabitlenmiÅŸti; din ve Tanrı, cennet-cehennem, romantizm, korku, depresyon, matem, boÅŸluk ve ölüm.
Dünyayı baz alacak olursak, Gothic Metal genel olarak Kuzey Avrupa’da özellikle de Norveç’te metal türleri arasınada en yaygın olanıdır.
Etiketler : , denir, göthic, kimlerdir, kimlere